• Tarih ve imparatorluklar şehridir; Bitinya, Roma, Selçuklu, Bizans ve Osmanlı’nın sayısız izlerini taşır,
  • Külliyeler şehridir; Osmanlı’nın Osman Gazi’den sonraki 5 padişahının yaptırdığı külliyeleri ile Osmanlı mimarisinin ilk örneklerini yaşatır,
  • Alış-veriş şehridir; Sultan Orhan Gazi’den itibaren şekillenen ve Unesco Kültür Mirası listesine aday olan Tarihî Çarşı ve Hanlar Bölgesi’yle,
  • Ruhaniyetli şehirdir; barındırdığı yüzlerce tarihî camileri, mescitleri ve türbeleriyle,
  • Tekstil şehridir; tarihî İpek Yolu üzerindedir ve Osmanlı ile cumhuriyet döneminin ilk dokuma sanayiine sahiptir,
  • Kültür şehridir; her yıl halk dansları, tiyatro, kukla ve gölge oyunları, sinema, müzik, edebiyat ve fotoğraf sanatı etkinlikleri yapılır,
  • Endüstri ve ticaret şehridir; Türkiye’nin 4. büyük endüstrisine sahiptir,
  • Doğa şehridir; dağları, yaylaları, mağaraları, gölleri, şifalı su kaynakları, kanyonları, ormanları, akarsuları ve şelâleleriyle. Bitki örtüsü çok zengindir ve “Yeşil Bursa” olarak anılır,
  • Termal su şehridir; 5 yıldızlı otelleri ve kaplıcalarıyla,
  • Dağ ve deniz şehridir; Uludağ’ın eteklerinde, Marmara Denizi’nin kıyısındaki konumuyla,
  • Spor şehridir; doğada ve şehir merkezinde her türlü spor yapma imkânlarıyla,
  • Eğitim şehridir; köklü eğitim kurumları, Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi ve vakıf üniversiteleri ile,
  • Tarım şehridir; doğal olarak üretilen özellikle şeftali ve siyah inciri, zeytini ve sebzeleriyle,
  • Benzersiz yemek kültürü olan şehirdir; Osmanlı mutfağı, döner kebabı, pideli köftesi, ev yemekleri ve kestane şekeriyle,
  • Müzeler şehridir; mevcut müzelerinin yanı sıra tarihî yapılarıyla “açık hava müzesi” gibidir,
  • Turizm şehridir; herkesin Bursa’ya gelmek için bir sebebi vardır.

Binlerce yıllık tarihiyle, farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan, 623 yıllık sürede 60’a yakın ülkeye hükmeden Osmanlı’nın doğup büyüdüğü şehir olan ve kuruluş devrinin izlerinin canlılığıyla imparatorluğun yayıldığı tüm coğrafyalara bir kutup yıldızı gibi ilham veren Bursa, zengin bir kültüre ev sahipliği yapmaktadır.

Bursa, ekonomik ve sosyal ahengin yanında, doğal güzellikleri, şifalı suları, yaz ve kış turizmi imkânları gibi zenginliklerle harmanlanmış bir şehirdir. Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinin mekânsal ve mimari özellikleriyle az bulunur bir kültür ve tarih mirasına sahip olan Bursa, Türkiye’nin görülmeye değer nadide şehirlerinden biridir. Çarşılarından bereket taşan, çeşmelerinden şifa çağlayan; dağ başında dört mevsim kar serinliği, düz ovada yemyeşil huzur dinginliği sunan Bursa; Nobel ödüllü Fransız edebiyatçı André Gide’in gençliğinde göremediğine hayıflandığı, Miss Pardoe’nun böyle güzelini başka hiçbir yerde bulamadığı, Carsten Niebuhr’un ovayı kucaklayan harikulade manzarasına vurulduğu; Alexander von Warsberg’in tespitiyle, zamanın ve zorbalığın açtığı yaraların canlı bir yeşillikle örtüldüğü; Tanpınar’ın ikinci bir zamana tanık olduğu, Çelebi’nin ruhaniyetli şehridir. Anadolu medeniyetinin en önemli bileşenlerinden biri olan bu şehir; Roma’nın görkemli hikâyesinin düğüm noktası, Osmanlı’nın dibacesidir…