Türbe, Osmanlı hanedanlığına adını veren Osman Gazi’ye aittir.

Orhan Bey, 1326 yılında Bursa’yı fethetmesinin ardından babası Osman Gazi’nin (1258-1326) vasiyetini yerine getirerek O’nu “Gümüşlü Kubbe” denilen yapının içine defnetmiştir. Osman Gazi’nin ‘Gümüşlü Kubbe’ olarak adlandırdığı yapı, Bursa kuşatması sırasında uzaklardan güneş altında kurşun kaplı kubbesi parlayan bir Bizans şapeliydi. Günümüzde Osman Gazi’nin mezarının bulunduğu yapı, 11. yüzyılda bu alanda mevcut olduğu bilinen Saint Elias (Aya Elia) Manastırı’ndaki şapelin yerine yapılmıştır. Osmanlılar tarafından türbeye dönüştürülen şapel, 1801’deki yangında ve 1855 depreminde büyük hasar görmüş olup 1863 yılında Sultan Abdülaziz tarafından yeniden yaptırılmıştır.

Türbe sekizgen planlı olup üzeri kubbe ile örtülüdür.  Kubbe, kubbe eteği, pencere alınlıkları 19. yüzyıla ait kalem işleriyle bezenmiştir. Türbe ortasındaki sedef kakmalı ahşap sanduka Osman Gazi’ye aittir.  Türbedeki on yedi sanduka arasında Osman Gazi’nin oğlu Alaaddin Bey, Orhan Bey’in eşi Asporça Hatun ve oğlu İbrahim Bey, I. Murad’ın oğlu Savcı Bey’e ait sandukalar da bulunmaktadır. 

Türbeye hediye edilen iki eser; Hattat Hakkı’nın Fetih âyeti levhası ve Bursa Yurdu’nun kırmızı atlas kumaş üzerine altın simle işlenmiş tablosudur.

Türbe 1801, 1863, 2004, 2009 yıllarında onarım görmüştür.

Bunlara da gözatın