İlk Osmanlı başkenti olan Bursa, aynı zamanda Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinin önemli ticaret merkezlerinden biridir.

Bursa'nın bu önemli ticari rolü ve Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti olması, Hanlar Bölgesi'ne büyük hanlar, bedesten ve çarşılar olarak yansımıştır. Bu bölge, kurulduğu 14. yüzyıldan beri kentteki ekonomik aktivitenin merkezi olmuştur. Bölge estetik ve sosyal değerini korumuş ve tümüyle yayalaştırıldığı için hem turistler hem de kent sakinleri için çekici bir kamu alanı niteliğindedir. Hanlar ve çarşılar, kuruldukları 700 yıl öncesinden bugüne kesintisiz olarak işlemeye devam etmektedir.

Bölgedeki Orhan Gazi Külliyesi'nin bir parçası olan Emir Han, ilk inşa edilendir. Kapan Han, 1. Murad döneminde Emir Han'ın güneybatısında yapılmıştır ve Hanlar Bölgesi'ni kuzeyden saran Bedesten de Yıldırım döneminde inşa edilmiştir. I. Mehmed döneminde inşa edilen İpek Han ve II. Murad döneminde yapılan Kütahya Han; Hanlar Bölgesi'nin Doğu-Batı eksenini oluşturmaktadır. Çarşılar hanların etrafında gelişmiştir. Dükkânların üzerinde bulunduğu uzun ve dar bir sokak ağı çarşının kendisini oluşturmaktadır.

Külliyeler farklı görevleri bulunan cami, medrese, imaret, hamam ve hatta kimi zaman hastane veya gelir getiren çarşı ve hanlar gibi binalardan oluşmaktadır. Külliyeler, ilerde etrafına yapılacak yerleşim yerlerinin merkezini teşkil etmek ve şehrin gelişimini belli yönde tetiklemek amacıyla inşa edilmiştir. Sultanlar bu külliyeleri şehrin farklı merkezlerine yaptırmakla birlikte, aynı zamanda Hanlar Bölgesi'ndeki diğer kamu binalarının yapımına da katkı sağlamıştır (ticaret merkezi)

14. Yüzyılın ikinci çeyreğinde, iki nehir arasındaki bir tepede bulunan Bizans yerleşim bölgesinin kuzeydoğusuna Orhan Gazi Külliyesi inşa edildikten sonra, yeni yerleşim bölgesinde, bu bölgenin kent merkezi olarak seçilmesi kararını pekiştirmek amacıyla yapı çalışmaları devam etmiştir.

Orhan Gazi Külliyesi bir adet cami, bir hamam, bir imaret ve bir handan (Emir Han) oluşmaktadır.

Orhan Camii külliye içerisinde inşa edilen ilk yapıdır. Erken Dönem Osmanlı mimarisinin en önemli tasarımlarından olan “⊥”  planının (zaviyeli, tabhaneli) görüldüğü ilk camidir. Kuruluş aşamasındaki devletin fiziksel, kültürel, sosyal ihtiyaçlarını karşılayacakları birimlere duyulan ihtiyaç, daha komplike olan bu plan tipinin oluşturulmasında etkili olmuştur. Cami, Harim denilen asıl ibadet mekânı, bu ibadet mekânının iki yanında birer eyvan ile eyvanların kuzey ve güneyine yerleştirilmiş ikişer tabhane mekânından oluşmaktadır.