Yıldırım Bayezid tarafından İranlı din adamı ve Kazeruniye Tarikatı’nın kurucusu Ebu İshak Kazeruni (vefatı 1035) adına 14. yüzyıl sonunda inşa ettirilmiştir. Giriş kapısı üzerinde yer alan sülüs yazı ile yazılmış, üç satırlık kitabesinde, Yıldırım Bayezid tarafından inşa ettirildiği ve Fatih Sultan Mehmed döneminde tamir ettirildiği yazılıdır.

“⊥”  plânlı (tabhâneli, zâviyeli) camilerden olan yapının duvarları moloz taşla örülmüş, aralarda ise tuğla kullanılmıştır.

Cami, plan itibariyle Timurtaş Paşa Camii’ne benzemekte olup, ortada merkezi bir kubbe ile örtülen asıl ibadet mekânı, iki yanda tabhane mekânları, güneyde bir eyvan ve kuzeyde son cemaat yerinden oluşmaktadır.

Giriş cephesindeki kalkan duvarı üç sıra tuğla ve bir sıra kesme taş ile örülmüş, aralarına dikey tuğlalar yerleştirilmiştir. Son cemaat yeri, yan duvarlarla ortadaki dört ayağı birbirine bağlayan sivri kemerlerden oluşan beş bölümlü bir mekândır. Asıl ibadet mekânındaki sekizgen kasnaklı kubbeye Türk üçgeni kuşağıyla geçilmektedir. Doğu ve batı yönlerde yer alan tabhane mekânlarına, yuvarlak kemerli birer kapıyla girilmektedir. Tabhane mekânlarının üstü tonoz örtülü olup, batıdakinde ocak yeri, doğudakinde ise baca deliği bulunmaktadır.

Son cemaat yerinin doğu duvarına bitişik kare kaideli ve silindirik gövdeli minaresi 1882 yılında eklenmiştir. 

Cami ile birlikte inşa edilen imaret, mektep, halvethane ve türbeden oluşan külliyeden günümüze sadece cami ve türbe gelebilmiştir.   

İran’da pek çok misafirhanesi olan Kazeruniye Tarikatı, Anadolu’ya gelince Yıldırım Bayezid tarafından himaye görmüştür. Çalışma ve yardımlaşma üzerine kurulu bu tarikatın Anadolu’daki Ahilik teşkilatına etki ettiği bilinmektedir.

Cami 1479, 1655, 1760, 1764, 1844, 1882 ve son olarak 1969 yılında Bursa Eski Eserleri Sevenler Kurumu tarafından onarılmıştır.

Bunlara da gözatın