Külliyenin inşası Sultan Yıldırım Bayezid tarafından 1390 yılında başlatılmıştır.

Bursa’nın en mükemmel mimari eserlerinden biri kabul edilen Külliye, zamanında medrese ve hastanesi (darüşşifa) ile dönemin önemli bir eğitim merkezi haline gelmiş ve kentin doğu sınırını çizmiştir. İçierisinde bir cami, medrese, imaret, darüşşifa ve hamam barındırdığı için şüphesiz en "eksiksiz" külliyedir. Külliye’nin bütün yapı birimleri yerin topoğrafyasına uygun bir şekilde yapılmıştır. Özellikle külliyenin inşası öncesinde bölgeye getirilen su, çevrede yerleşimin yoğunlaşmasına da sebep olmuştur.

Külliye içerisindeki cami, diğer Sultan Külliyeleri’ndeki camiler gibi “⊥” plan tipinde inşa edilmiş olup, “Bursa Kemeri” olarak mimari literatüre geçmiş uygulamanın da ilk örneğinin görüldüğü yapıdır.

1406 senesinde yapılan türbe, içinde sultanın eşi ve bir çocuğunun sandukalarını barındırır. Hastane (Darüşşifa), yakın zamanda yeniden yapılmış olup, şu anda Yıldırım Göz Merkezi (Göz Vakfı) olarak hizmet vermektedir. Caminin kuzeybatısında kalan medrese 20 öğrenci odası ve bir dersaneden oluşmaktadır. En önemli özelliği önü kapalı ilk Osmanlı Medresesi olmasıdır. İmaret ise ayakta kalmamıştır. Ancak imaretin bulunduğu alan, günümüzde üzerinde okul inşa edilmiş olması sebebiyle kamusal hizmetini sürdürmektedir. Külliye, bulunduğu mahalleye adını vermiştir.