Bursa'ya 30 km mesafedeki Uluabat Gölü,  doğu-batı doğrultusunda uzanır. Gölün uzunluğu 24 km, genişliği ise 10 km’dir.  Gölü besleyen kaynak Mustafakemalpaşa Çayı’dır ve gölün güneyinden giriş yapar. Gölün çıkışı ise Koca Çay ile gölün batısından gerçekleşmektedir ve nihayetinde Marmara Denizi’nde son bulur. Uluabat Gölü’nü yalnızca ülkemizin değil, Avrupa ve Ortadoğu'nun da en önemli sulakalanlarından birisi yapmaktadır . Bu öneminden dolayı, 1998 yılında Çevre Bakanlığı tarafından RAMSAR koruma bölgesi olarak belirlenip koruma altına alınmış, ardından 4. Uluslararası EXPO 2000 konferansında Uluslararası Yaşayan Göller Ağı arasına dahil edilmiştir. Apolyont Gölü olarak da adlandırılan gölün içinde farklı büyüklüklerde 11 ada bulunmaktadır. Bunlardan en büyüğü Halil Bey Adası'dır. 
Uluabat Gölü; sığ, bulanık, örtrofik bir tatlısu gölüdür. Mevsime bağlı olarak değişen su seviyesine sahiptir. Gölde yapılan çalışmalar neticesinde 21 tür balık tespit edilmiştir. Bu türler içerisinde ticari amaçlı avlananlardan başlıcaları; turna ve sazandır. Az miktarda da olsa yayın, tatlı su kefali, ringa balığı, kızıl kanat balıkları ve kerevit avlanmaktadır. Önemli Kuş Alanı statüsü kazanan Ulubat Gölü, küçük karabatak, alaca balıkçıl ve kaşıkçı için önemli bir üreme alanıdır. Kışın gölde, aralarında küçük karabatak, tepeli pelikan, almabaç patka, tepeli patka ve sakarmekenin de gözlenebileceği büyük sayılarda su kuşu bulunur. Gölde üreyen diğer önemli kuşlar arasında küçük ak balıkçıl ve çeltikçi sayılabilir. Avrupa’dan Asya’ya uzanan önemli kuş göç yollarından bir tanesinin üzerinde bulunan Uluabat Gölü, her yıl çok sayıda leyleğe ev sahipliği yapmaktadır. Göl üzerindeki en önemli aktivite olarak 4 mevsim tekne gezintisi yapılmaktadır. Göyazı'da yaşayan kadınlar da balık avlamaya çıkmakta ve tutulan balıklar Gölyazı meydanında kurulan mezatta satılmaktadır.