Nikaia (İznik) kentinin su ihtiyacını karşılaması için Roma İmparatorluk döneminde inşa edilmiştir. Şehrin doğusunda yer alan Elmalı Dağı’nın eteklerindeki Katırcı İni ile Berberkaya uzantısındaki mağaradan çıkan kaynak, su kemerleri yardımıyla Lefke Kapı’ya, oradan da kent içine, taşınmıştır. Roma imparatorlarından Hadrianus (MS 117-138) tarafından yaptırılan su kemerleri, yakın tarihe kadar kullanılmıştır. Yaklaşık olarak 1 km uzunluğunda olan su kemerinin kanal derinliği 0,50 metre, genişliği ise 0,45 metredir. Ele geçen bir yazıtta, Roma İmparatorluk dönemi Nikaia’sında kaynak ve su sisteminin korunmasına ve temizliğine önem verildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu yazıta göre Hadrianus tarafından; su yolu çevresinde oturanların su kanalına girmemeleri, kanala ve çevresindeki ağaçlara zarar vermemeleri; verdikleri takdirde ceza ödeyecekleri bildirilmiştir.

Kaynaktan çıkan su, kemerlerle kente taşınmadan önce, ilk olarak bir havuz içerisinde dinlendirilmekte ve depo edilmekte; daha sonra da moloz taş, tuğla ve devşirme malzemelerle inşa edilen su kemerleri yardımıyla kente taşınmaktaydı. Bizans ve Osmanlı dönemlerinde faal olarak şehrin su ihtiyacını karşılayan kemerlere Osmanlı döneminde, Lefke Kapı’nın kent merkezine bakan kısmına, deposunun da bulunduğu bir çeşme yapılmıştır. Su kemeri ve çeşme yapısı 20. yüzyıla kadar kullanım görmüştür. İnşa edildiği dönemden itibaren defalarca onarım gören su sistemine ait kemerlerin büyük bir bölümü doldurularak duvar şekline dönüştürülmüştür. Su sistemini oluşturan taşıyıcı kemerler en belirgin hâliyle Lefke Kapı yakınlarındaki kısımlarda görülmektedir.