Abdal islam tasavvufunda bir mertebedir ve yaygın olarak kolonizatör dervişler için kullanılır. Güldeste sahibi Belîğ’e göre Abdal Murad, Bursa’nın fethinden önce Buhara’dan Bursa’ya gelen kırk abdaldan biridir. Bursa’nın fethinde (1326) Orhan Gazi’ye yardım etmiş, fetihten sonra vefat edince bugünkü türbesinin bulunduğu yere defnedilmiştir. Menkıbelere konu olan kocaman kılıcı ile yılan şeklindeki tunç topuzunun XVII. yüzyılda türbede bulunduğu söylenmekte ise de XIX. yüzyılın sonlarında bunların ortadan kalktığı anlaşılmaktadır. Avrupalı seyyahlara dayanarak bilgi veren Hasluck ile Belîğ’in ve Evliya Çelebi’nin kılıçla ilgili rivayetleri farklıdır.
Evliya Çelebi, Abdal Murad adına Orhan Gazi tarafından yaptırılan tekkeye yine Orhan Gazi’nin binden fazla bakır kapkacak vakfettiğini, çevresinin bir mesire yeri olduğunu anlatırken, tekkenin o devirde Bektaşîler’in elinde bulunduğunu söyler. Âşıkpaşazâde ile Şekāik Tercümesi’nde farklı bilgiler bulunmakla birlikte, gerek bunlarda, gerekse Âlî ve Hoca Sâdeddin’de Abdal Murad’ın Hacı Bektâş-ı Velî ile olan münasebetine dair bir işaret yoktur. XX. yüzyılın başlarına kadar Bektaşî tekkesi olarak varlığını sürdüren Abdal Murad Tekkesi, XVII. yüzyılın ikinci yarısından önce Bektaşîler’in eline geçmiş olmalıdır. Türbe ve zâviyenin, Alacahırka semtinin yukarısında bulunan kireç ocağının üst tarafında bugün yalnızca kalıntıları vardır.

Bunlara da gözatın