ANASAYFA > ABOUT BURSA > NATURE > Mesire Yerleri

Mesire Yerleri

Suuctu

Suuçtu Mesire Yeri

Bursa İzmir karayolu ile 82 km sonra Mustafakemalpaşa ilçesine, buradan da 10 km uzaklıkta Suuçtu Mesire Yeri ve şelalesine ulaşılabilmektedir. I. Derece Doğal Sit Alanı olup, 10 ha alana sahiptir. Günübirlik tesisleri mevcuttur. 38 metre yükseklikten dökülen şelalenin yumuşak bir uğultusu var. Çataldağ’dan doğan Karadere ve Kavaklıyayla dereleriyle bu derelerin yan kollarının birleşmesiyle oluşan Suuçtu Şelalesi aynı zamanda Mustafakemalpaşa’nın bir kısmının ve ilçeye bağlı 15 köyün su ihtiyacını karşılamaktadır. Suuçtu Şelalesi, kayın, meşe ve karaçam ormanları ile oluşturduğu doğal güzelliği insanlara sunmaktadır.

Nilüfer Atatürk Ormanı

Uludağ masifinin kuzeybatı ucundaki Maltepe ve Misibeleni mevkiindeki tepeyi örten orman dokusu ile kaplı 120-300 m yükseklikleri arasında bulunan alana, Bursa’dan 6 km’lik bir yolla ulaşılmaktadır. Alanı 124 ha’dır

Dominant türü oluşturan kızılçam ormanlarıyla yer yer meşe örtüsünden oluşan bitki örtüsü ile orman ve dere vejetasyonunu bünyesinde barındırması, yaban hayatı, ovadan birden yükselen dağlık arazi topografyası ile doğu-batı yönlü ana vadinin oluşturduğu jeomorfolojik yapısı, mikro klimatik özellikleri ile Nilüfer Ormanı’nın yeşil orman dokusunun görsel karakteristiği ve orman-dağ-çay peyzajları oluşturmaktadır.

Orman örtüsünün kaldırıldığı yerlerde yaygın olarak maki florasına rastlanılmaktadır. Bu türler arasında en yaygın olanları akçakesme, melengiç, katran ardıcı, laden, funda, kocayemiş, sandal, erguvan, meşedir. Dere kenarlarında ise çınar, söğüt, böğürtlen gibi yapraklı türler yer almaktadır.

Bu kaynak değerlerinin yanında manzara seyir noktalarına, spor yürüyüş parkurlarına, piknik alanlarına, spor alanlarına, kır gazinosu ve büfeler gibi rekreasyonel kullanım olanaklarına sahiptir.

Kocayayla ve Geleneksel Kocayayla Şöleni

Kocayayla; Keles ilçe merkezi yakınlarında yer alan, adından da anlaşılacağı üzere oldukça büyük bir yayladır. Keles’in 4 km. güneydoğusunda bulunan Kocayayla, Bursa’nın en ünlü piknik ve mesire yerleri arasındadır. Etrafı karaçam ağaçlarıyla örtülü olup ayrıca yayla içinde yer yer çam, meşe, gürgen, alıç, kavak ve erik ağaçları da vardır. Yaklaşık 400.000 m2. lik açık çayır ve mer’a alanına sahip olan Kocayayla, Türkiye’nin de en büyük yaylalarından biridir. Deniz seviyesinden yüksekliği 1.200 m. olan yayla; bol oksijenli temiz havası ile kalp, verem, akciğer, astım, anemi ve benzeri hastalıklar için tavsiye edilen nitelikler taşımaktadır.

Kocayayla’da Keles Belediyesi ve Orman İşletmesi tarafından muhtelif spor alanları, masa-bank, ocak, restaurant, kır kahvesi, büfe, mescit, oyun parkı ve tuvalet yaptırılmış, şehir şebekesinden ayrı olarak su getirilmiştir. Bu itibarla; gelen misafirlerin tüm ihtiyacını karşılayabilecek altyapıya sahiptir.

Bu bölge Bursa, İnegöl ve Atranos (Orhaneli)’tan önce Osmanlıların hakimiyetine girmiş, Bizans’a ait bu üç tekfurluğun ortasında ve oldukça stratejik bir konumda bulunduğu için buraların fethi sırasında üs olarak kullanılmıştır.

Osmanlıların kuruluş dönemlerinde civardaki yörük aşiretleri tarafından Domaniç yaylarıyla birlikte yaylak olarak istifade edilmiş, ayrıca saray atları için nitelikli bir otlakiye vazifesi görmüştür. Bir rivayete göre Orhan Gazi ile Nilüfer Hatun’un düğünleri de bu yaylada yapılmıştır. Konar-göçer yörük aşiretleri her yıl yaz başlangıcında hayvanlarını otlatmak üzere yaylalara çıkmadan önce yazı karşılamak ve yaz mevsiminin gelişini kutlamak amacıyla burada toplanır ve şenlikler düzenler, çevredeki dede yatırırlarının başında “hayır” yaparlarmış. Zira; yörükler için yaz, bir yayla mevsimi ve yörüğü yörük yapan unsurları icra edebilme mevsimidir. Yazın gelişi yörük için en önemli bayramdır. Bu nedenle Orta Asya’dan beri yazın müjdecisi olan hıdrellezde tüm yörükler biraraya gelip kurbanlar keser, dualar eder, yemekler yer, oyunlar sergiler, at koşturur, cirit oynar, gençler güreş tutar, ozanlar atışır hülasa topluca bayram yaparlarmış. Aynı zamanda bilge ve ulu kişilerin mezarlarının ziyaret edildiği, “toy” adı da verilen bu şölenler şamanist gelenekleri içeren umumi bir kurban ziyafeti şeklinde gerçekleşir, katılan tüm Türk boylarına kurbandan birer parça verilirmiş. Ayrıca; artık yaylalara çıkılacağı için insanlar 5-6 ay gibi uzun bir süre birbirini göremeyeceklerinden bu şölenler bir nevi “helalleşme” işlevi de görürmüş.

İşte bu şekilde; Osmanlının Söğüt ve Domaniç dolaylarını yeni yeni yurt tuttuğu sıralarda dönemin yaylağı ve gazi atlarının otlağı olan Kocayayla da bu şölenlerin yapıldığı önemli yerlerden ve geleneksel halk edebiyatının ilk merkezlerinden biri haline gelmiş, yüzyıllar boyunca ozan/baksı geleneğinin süregeldiği bir yer olmuştur. Eski Türk geleneklerini sürdüren, kopuz çalıp şiir söyleyen ozanlar uzun yıllar Kocayayla şölenlerinde buluşarak atışmışlardır. Halen civarda yatırları bulunan ve kendilerine “dede” denilen kişilerin bu ozan/baksı geleneğinin kalıntıları olması muhtemeldir.

Bu şölenleri yaşatmak amacıyla; bir yaylalar diyarı olan Keles’ in Kocayayla’ sında da halen her yıl Haziran ayında “Geleneksel Keles Kocayayla Şöleni” düzenlenmektedir. Yukarıda belirttiğimiz gibi oldukça eski bir geçmişi olan bu şölen Osmanlıların son dönemlerine kadar yaşatılmış, ancak Kurtuluş Savaşı yıllarında ara verilmiş daha sonra 1966 yılında tekrar canlandırılmıştır. Bu şölende; yağlı güreş müsabakaları, kiraz ve çilek teşvik yarışmaları, halkoyunları gösterileri yapılmakta ve çeşitli sanatçılar konser vermektedir. İlçedeki muhtelif dernek ve kuruluşlar yararına tertip edilen Kocayayla Şöleni’ nde Keles yöresinin “temsili gelin alayı” merasimi gelen misafirlerin oldukça ilgisini çekmektedir. Ne yazık ki; Kocayayla Şöleni günümüzde asli özelliklerini yitirmiş, tamamen bir festival / konser havasına bürünmüştür. Bir an önce otantik görüntüsüne kavuşturulması dileğimizdir.

Son yıllarda Kocayayla’ da çeşitli izci kampları düzenlenmekte, Bursa’ dan gelen çim kayağı, güreş ve futbol takımları çalışmalarını bir müddet burada sürdürmektedir. Yeni tesislerin yapılması bir kamp yeri olarak burayı daha cazip hale getirecektir. Zira ulu çam ağaçlarının içinde yer alan bu yayla; çadır turizmi, kampçılık, trakking ve sair doğa sporları için ideal bir mekandır. Ayrıca her yıl tertiplenen Geleneksel Kocayayla Şöleni’nden ayrı olarak siyasi partiler, dernekler ve çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından da zaman zaman Kocayayla’ da büyük şölenler tertip edilmekte, yağlı güreş, cirit, boğa güreşi müsabakaları yapılmaktadır. Bu şölenlerle birlikte Kocayayla, her yaz mevsiminde ortalama 200.000 kişi tarafından ziyaret edilmektedir.

Diğer mesire yerleri; Oylat Kamp Alanı Mesire Yeri, Mezitboğazı, Gümüştepe, Yeniköy, Yeniköy Kamp Alanı Mesire Yeri’dir.

This post is also available in: Dutch, French, German, Russian, Spanish, Arabic, Bulgarian, Greek, Persian, Turkish

Yorumlar

yorum

BUNLARADA GÖZATIN