16. yüzyılın dâhisi Matrakçı Nasuh

0
622

Sanat Tarihçisi Prof. Dr. Nurhan Atasoy, Çok Yönlü Kişiliği İle 16. Yüzyıla Damgasını Vuran Matrakçı Nasuh’u Bursalılara Anlattı.

Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri ile Genç- Memur Sen ve Uludağ Üniversitesi Akademik Düşünce Eğitim ve Medeniyet topluluğu tarafından Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde Matrakçı Nasuh ve Menazilnamesi konulu konferans düzenledi. Sanat tarihinin önemli ismi Prof. Dr. Nurhan Atasoy’un konuşmacı olarak katıldığı konferansta çok yönlü kişiliği ile 16. yüzyılın dâhisi olarak gösterilen Matrakçı Nasuh ve eserleri anlatıldı. Sanat tarihi meraklılarının ilgi gösterdiği konferansın takdiminde konuşan Bursalı restorasyon uzmanı Safiyüddin Erhan,  ilk kez 1978 yılında tanıştığı Nurhan Atasoy ile o günden bu yana dostluklarının devam ettiğini ve kendisinden çok şey öğrendiklerini vurguladı. Erhan, genç neslin Osmanlı sosyal hayatı ve sanat tarihini kavramaları adına Atasoy gibi isimleri iyi anlaması gerektiğine vurgu yaptı.

Selamlama konuşmalarının ardından söz alan Osmanlı sanat tarihi üzerine Türkiye’nin ve dünyanın sayılı uzmanlarından biri olan ve Matrakçı Nasuh’un Menazilnamesini kitaplaştıran Prof. Dr. Nurhan Atasoy, 1970 yılından bu yana Matrakçı Nasuh’u ve eserlerini araştırdığını belirtti.  Prof. Dr. Atasoy, “Tam bir Rönesans adamı. Leonardo da Vinci gibi çok yönlü. Yazıyor, çiziyor, savaşıyor, spor yapıyor. Çok iyi bir aritmetikçi. Osmanlı sanatında çığır açan bir entelektüel. Beyan-ı Menazil-i Sefer-i Irakeyn’i çok önemli bir eser. İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde bulunuyor ve minyatür tekniği bakımından da enteresan bir yazma” şeklinde konuştu.

Matrakçı Nasuh ve eserleri hakkında tarihe ışık tutacak önemli bilgiler paylaşan Atasoy, “Matrakçı Nasuh Mecmu-i Menâzil veya Menazilname olarak tanınan eserinde, yol üzerindeki önemli menzilleri, fethedilen kentleri, kale ve limanları anlatmış ve resmetmiştir. Bu resimler, topografik haritalar gibidir. Yapılar farklı bakış açılarından resmedilerek yan yana getirilmiştir. Kentler, kentler arasındaki yollarda yer alan bitki örtüsü, nehirler hatta seyrek de olsa av hayvanları gözlemci bir anlayışla betimlenmiştir. Seferin başladığı İstanbul’dan başlayarak Anadolu, Batı İran ve Irak gidiş-geliş güzergâhında özellikle Eskişehir, Konya, Bitlis, Diyarbakır, Halep, Tebriz, Sultaniye ve Bağdat gibi kentlerin betimlemeleri dönemin görsel belgeleri niteliğindedir”  dedi.

Adeta Evliya Çelebi yazmış Matrakçı ise resmetmiş

Atasoy, “Menazilname’deki minyatürler, çok fazla bilgiyle dolu. Okumasını bilenler için 1534 tarihli bu eserde pek çok ipucu mevcut. Sefer güzergâhı üzerindeki bütün şehirleri resimleyen Nasuh’un bu çalışması kendisinden 100 yıl sonra gelen Evliya Çelebi’nin anlattıklarıyla da uyuşuyor. Adeta Evliya Çelebi yazmış, Matrakçı ise resimlemiş. Bu sebeple özellikle Bizans belgelerinden yola çıkarak yapılan kimi oryantalist saldırılara karşı Menazilname pek çok açık cevap taşıyor” dedi. Konferansın sonunda çiçek ve hediye takdim edilen Atasoy, eserlerini tarih meraklıları için imzaladı.

LEAVE A REPLY