1. Murad (Murad Hüdavendigâr) Külliyesi ve Çevresi

0
444

I. Murad’ın külliyesin inşa ettirmek için seçtiği bölge, bir zamanlar Pythia olarak anılan Çekirge’dir. Roma ve Bizans
döneminden beri şifalı sularından faydalanılan, geçmişten günümüzde kaplıcaların, hamamların, otellerin yoğunlukta olduğu semt, adeta “Bursa’nın misafirhanesi”dir. Şehir merkezinin ilk yerleşim yeri olan Hisar’a ve çarşı bölgesine arabayla sadece 10 dakika mesafede olsa da, 1950’li yıllara kadar Bursalılar için şehrin dışında, yemyeşil
bağların, bahçelerin, yer yer muazzam güzellikte köşklerin bulunduğu bir mesire yeriydi. Bursalılar da buraya piknik
yapmaya ya da kaplıcalarında şifa bulmaya gelirlerdi. Zamanla, şehir büyüdükçe bölgede binalar yükseldi, yollar genişledi ve şehirlilerin zihninde ancak o zaman şehrin merkezine dâhil edilebildi.

Nasıl gezilir?

Bölgede gezintiye, cami, türbe, imaret ve hamamdan oluşan I. Murad Külliyesi’nin anıt çınarlarının gölgelediği
bahçesinde, sıcak sabah simidi ve taze demlenmiş çay ile Bursa ovası manzarasına karşı kahvaltı ederek başlamanızı tavsiye ederiz.
Keyfinize, yaz günlerinde sıcaktan bunalıp çınar ağaçlarının altında serinlemek isteyen, sohbete dalmış ya da bulmaca çözen veya sokak kedilerini besleyen yaşlı çiftler, eski dostlar eşlik edecektir.
Külliyeyi gezdikten sonra Çekirge Meydanı’na indiğinizde Lamii Çelebi Camii hemen sağınızda kalır. Ana yolu takip ederek doğuya doğru yürümeye devam ederseniz bölgenin sivil mimari örneklerinden biri olup şu anda restoran olarak işletilen Beyaz Köşk caddenin solunda dikkati çeker. Az ilerisinde Karagöz Anıtmezarı, çevresinde Bursa’nın doğal anıtlarından olan kocaman servi ağaçları ve tam karşı çaprazında da Karagöz karakterlerinden oluşan sevimli
dış cephe süslemeleriyle Karagöz Müzesi görülebilir. Müzenin hemen ilerisinde Mevlit yazarı Süleyman Çelebi’nin Türbesi’ni görmek mümkün.
Aynı güzergâhta yürümeye devam ederseniz yolun sağ tarafında binası ayrı güzel, eserleri ayrı güzel; Ormancılık Müzesi dikkati çeker. Yolun devamında, sol taraftaki Kükürtlü Bahçe’yi geçer geçmez aşağı doğru kıvrılan dar yolun üzerinde de Hatice Sultan Türbesi karşınıza çıkar.
Birbirinden güzel iki sivil mimari örneği olan Konak 18, Çelik Palas Otel’in kuzeyinde; Atatürk Müzesi ise doğusundadır.
Buradan Arkeoloji Müzesi’ne ulaşmak isterseniz, Kültür Park’ın Beşikçiler kapısına doğru yürümeniz gerekir. Bu saydığımız yerler arasında birbirine en uzak mesafe olan külliye ile Arkeoloji Müzesi’nin bulunduğu Kültür
Park’ın ulaşımı, vereceğiniz molaları saymazsak yürüyerek en fazla 30-40 dakikanızı alacaktır.

Fakat yine de yürümekten yorulursanız Heykel veya Setbaşı dolmuşlarından birine binerek müzenin bulunduğu Kültür Park’ın Beşikçiler kapısına ulaşabilirsiniz. Dolmuşların hepsi bu güzergâhtan geçer. Parkın içindeki yönlendirme levhalarını takip ederseniz müzeyi kolaylıkla bulabilirsiniz. Parkın ve müzenin girişi ücretlidir.

Müze gezisinden sonra Kültür Park’ın upuzun ağaçlarının altında, kafeterya ve çay bahçelerinde serin serin
dinlenebilir, nargile keyfi yapabilir, lunaparkta eğlenebilirsiniz.

Arkeoloji Müzesi’nden batıya devam edip parkın çıkış kapısından aşağı doğru yürüdüğünüzde, Kaynarca
Kadınlar Hamamı, Yeni Kaplıca ve Kara Mustafa Paşa Hamamı’na ulaşabilirsiniz. Bir alternatif de parkın Beşikçiler
Kapısı önünden geçen “SetbaşıÇekirge” dolmuşuna binip kaplıca bölgesine geri dönerek, bir Çekirge hamamının kaplıca suyuna teslim olmak.

Hamama gitmek için önceden hazırlıklı olmanız gerekmez; külliyenin civarındaki birçok kaplıca, hamam ve otel, geleneksel peştamalımızdan, sabuna her türlü ihtiyacınızı sağlayarak sizi misafir etmeye hazırdır. Bir de masaj ve kese yaptırdınız mı, tüm yorgunluk hissinizi unutarak ertesi gün de Bursa’yı gezmeye devam edecek enerjiyi kazanabilirsiniz.

Şehrimizin en meşhur doğal anıtı olan İnkaya Çınarı bu güzergâhın dışında, Uludağ yolu üzerinde kalır. Buraya ulaşmak için otobüs ya da taksi kullanabilirsiniz.

Ne yenir, ne içilir?
I. Murad Camii’nin ve Hüsnü Güzel Hamamı’nın çay bahçeleri sadece içecek servisi yapsa da, kitap ile haritayı gözden geçirmek ve soluklanmak için uygundur.

Çekirge Meydanı’ndaki dürümcü, çorbacı ve tatlıcılar ile lokanta ve pastaneler; Karagöz Müzesi’nin hemen
yanındaki kafeterya; Kükürtlü Kaplıcası’nın bahçesindeki kafeterya; Kültür Park’taki çay bahçeleri ile kafeteryalar; İnkaya Çınarı’nın altındaki çay bahçeleri, gözlemeciler, ızgaracılar; dağ yolundaki “kendin pişir, kendin ye” lokantaları, ızgaracılar ve kafeteryalar dinlenmek, açlığı ve susuzluğu gidermek için idealdir.

Kaynak: Bursa Rehberi, 1. Baskı, 2015
Yayıma hazırlayan: Bursa Araştırmaları Merkezi
Yayın Evi: Kültür A.Ş.

CEVAP VER